Deyimler
İletişim

"Ağzı sulanmak" deyiminin anlamı nedir?

İmrenmek.

Canı çekmek.

"Karpuzları ağzını şapırdatarak yemeye başlayınca benim de ağzım sulandı."

Ağzı sulanmak deyimine benzer deyimler

Ağzının suyu akmak

Çok beğenip imrenmek.

Çok beğenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek.

"Vitrindeki kızarmış tavuğu görünce ağzımın suyu aktı."

Ağzının suyu akmak

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Altını çizmek

Bir şeyin (daha çok sözün) önemini belirtmek, üzerine dikkati çekmek, vurgulamak.

"Altını çize çize söylüyorum. Eninde sonunda sen de geleceksin."

Altını çizmek

Anca beraber, kanca beraber

Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.

"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...

Anca beraber, kanca beraber

Arada çıkarmak

Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.

Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.

Arada çıkarmak

Bana (sana, ona) göre hava hoş

Öyle de olsa, böylede olsa benim (senin, onun) için fark etmez. Yeğlenecek tutumu başkaları düşünsün.

Bana (sana, ona) göre hava hoş

Canı tatlı

Acıya, üzüntüye ve sıkıntıya katlanmayan.

"Öyle de canı tatlı ki ne zaman bir şey taşınacak olsa bir bahane bulup ortadan kayboluyor."

Canı tatlı

Canı tez

Sabırsız, beklemeye tahammülü olmayan, ivecen.

"Bekle de gör, ne canı tez adamsın sen öyle!"

Canı tez

Çuhasını giymedikse kenarını kuşandık

O güzel şeyin yabancısı değilim. Benzerlerini ben de kullandım.

Bu konuda benim de kendi çapımda bilgim, tecrübem vardır.

Çuhasını giymedikse kenarını kuşandık

Denizden çıkmış balığa dönmek

Yeni bir işe, ortama, duruma alışmakta zorluk çekmek.

"Eski işinden ayrılıp, yeni işine başlayınca denizden çıkmış balığa dönmüştü."

Denizden çıkmış balığa dönmek

Eyere de gelir semere de

Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.

Eyere de gelir semere de

Yakasına yapışmak

Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak.

"Beni de götüreceksin diye yakama yapıştı, ben de getirmek zorunda kaldım."

Yakasına yapışmak