Adam olmak
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yeni bir işe, ortama, duruma alışmakta zorluk çekmek.
"Eski işinden ayrılıp, yeni işine başlayınca denizden çıkmış balığa dönmüştü."
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Şaşılacak bir durumla, yeni bir şeyle karşılaşmak.
"Aman yarabbi, onu o kılıkta görünce bir yaşıma daha girdim."
Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.
İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.
"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."
Yeni bir gidişin, tutumun öncüsü olmak; evrensel bir gidişe yol açmak.
"İstanbul` un fethiyle yeni bir çağ açıldı."
Bir alanda yeni bir yol açmak; yeni bir tutum, izlenecek yöntem bulmak.
"Bilim adamları kanserle mücadelede çığır açmak için kolları sıvadılar."
Yeni bilgilerini, eski bilgilerine katmak; yeni bilgileri zihnine yerleştirmek.
"Öğrendiği her yeni bilgiyi dağarcığına atmayı ihmal etmedi."
Oğul arılarının bir bölüğü kovandan ayrılıp başka bir kovana gitmek, yeni bir oğul arısı topluluğu meydana getirmek.
Eski rekoru aşıp yeni, üstün bir sonuç elde etmek.
"Koşuda yeni bir rekor kırılması bekleniyor."
Yeni bir yol yapmak.
Herhangi bir sebepten ötürü kapanmış yolu açmak, geçilir duruma getirmek.
Birinin geçmesi için kenara çekilip geçme önceliği tanımak.
Bir...