Aklı başından gitmek
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Sabırsız, beklemeye tahammülü olmayan, ivecen.
"Bekle de gör, ne canı tez adamsın sen öyle!"
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Kendini küçük düşürerek yalvarıp yakarmak.
"İnsan ne birisinin ayağına kapanmalı, ne de birisini ayağına kapandırmalı."
"Ha öyle ha böyle, ikisi de bir; hangi yolu seçersek seçelim aynı sonuca varır" anlamında kullanılır.
Hangi yol yeğlenirse yeğlensin, aynı sonuca varıyor. Ha...
Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.
"Az buçuk."
Ne az ne çok, oldukça.
İlgililerin ne diyeceklerini anlamak veya insanların telâşlanmalarını sağlamak amacıyla aslı olmayan bir haber yaymak.
"Askerliğin kısalmasıyla ilgili bir...
Acıya, üzüntüye ve sıkıntıya katlanmayan.
"Öyle de canı tatlı ki ne zaman bir şey taşınacak olsa bir bahane bulup ortadan kayboluyor."
Çevresinden, çağından ve çağının getirdiklerinden, zamanında yaşanan hayattan haberli olmamak.
"Sen dünyadan haberi olmayan bir adamsın, ne anlarsın bu işten,...
Masrafla para birbirine denk geldi.
Yapılan işin sonunda ne kâr ne de zarar edildi.
"Alışverişten el elde baş başta döndü."
Çevresini ya da kendisinden istenilen yeri dolaşıp ne var ne yok diye bakmak, olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak.
"Bir kişi etrafı şöyle bir kolaçan etsin...
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."