Deyimler
İletişim

"Canı tez" deyiminin anlamı nedir?

Sabırsız, beklemeye tahammülü olmayan, ivecen.

"Bekle de gör, ne canı tez adamsın sen öyle!"

Canı tez deyimine benzer deyimler

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Allah ne verdiyse

Evde ne yemek varsa

Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.

Allah ne verdiyse

Ayağına kapanmak

Kendini küçük düşürerek yalvarıp yakarmak.

"İnsan ne birisinin ayağına kapanmalı, ne de birisini ayağına kapandırmalı."

Ayağına kapanmak

Ayvaz kasap hep bir hesap

"Ha öyle ha böyle, ikisi de bir; hangi yolu seçersek seçelim aynı sonuca varır" anlamında kullanılır.

Hangi yol yeğlenirse yeğlensin, aynı sonuca varıyor. Ha...

Ayvaz kasap hep bir hesap

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Balon uçurmak

İlgililerin ne diyeceklerini anlamak veya insanların telâşlanmalarını sağlamak amacıyla aslı olmayan bir haber yaymak.

"Askerliğin kısalmasıyla ilgili bir...

Balon uçurmak

Canı tatlı

Acıya, üzüntüye ve sıkıntıya katlanmayan.

"Öyle de canı tatlı ki ne zaman bir şey taşınacak olsa bir bahane bulup ortadan kayboluyor."

Canı tatlı

Dünyadan haberi olmamak

Çevresinden, çağından ve çağının getirdiklerinden, zamanında yaşanan hayattan haberli olmamak.

"Sen dünyadan haberi olmayan bir adamsın, ne anlarsın bu işten,...

Dünyadan haberi olmamak

El elde baş başta

Masrafla para birbirine denk geldi.

Yapılan işin sonunda ne kâr ne de zarar edildi.

"Alışverişten el elde baş başta döndü."

El elde baş başta

Kolaçan etmek

Çevresini ya da kendisinden istenilen yeri dolaşıp ne var ne yok diye bakmak, olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak.

"Bir kişi etrafı şöyle bir kolaçan etsin...

Kolaçan etmek

Ne çıkar

Ne zararı var.

Bir sonuç vermez.

Ne fayda, ne zarar umulur.

"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"

Ne çıkar

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli