Aldırış etmemek
İlgilendirmek istendiği şeye önem vermemek, ilgisiz kalmak.
Umursamamak, önem vermemek, ilgi göstermemek.
"Onun bu kötülüklerine kayıtsız kalmak mümkün mü?"
İlgilendirmek istendiği şeye önem vermemek, ilgisiz kalmak.
Bu işle bir ilgim yok ki onun için söylenenlerden kuşkulanayım.
"Çiğ yemedim ki karnım ağrısın."
Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
Bana öyle geliyor ki.
"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
Yazgıyı, talihi bu türlü olmak; bu olayın başına gelmesini tanrının buyurmuş olduğuna inanmak.
Önem verilecek şeyleri hiçe saymak, çiğnemek.
Önem verilmesi gereken şeyleri hiçe saymak, çiğnemek.
"Babasının onun için verdiği emekleri ayaklar altına alarak...
Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Söylenen söze önem vermemek, kulak asmamak, umursamamak.
"Söylediğim söz bir kulağından girip öbür kulağından çıkarsa anlamazsın elbet!"
Önem vermemek, aldırmamak, ilgisiz davranmak.
"Boş ver, bu hayat böyle gelmiş, böyle gider."
Hedefe isabet ettirememek, vuramamak.
Üzerinde durmamak, önem vermemek, atlamak.
"Bu sefer de ıska geçersen kaybedeceksin."
"O sözlerine kanmıyorum, önem vermiyorum" anlamında kullanılır.
"Geç babam, geç bu sözleri, karnımız tok bu sözlere, paradan söz et sen, verecek misin,...
Değer vermemek, umursamamak, aldırış etmemek.
"Onun gibilere metelik vermem mi diyorsun?"
Hiç tepki göstermemek, kayıtsız kalmak.
"Beni dövdüler ama o parmağını bile oynatmadı."