Açık oturum
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Benzerleri arasında üstün, seçkin, görünür.
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Kişiler arasında ayrım gözeterek.
Yoksulluk, utangaçlık, suçsuzluk gibi nedenlerle insanalr arasında karışmaya yüzü olamamak.
Güzel şeylerinizle bu denli övünmeyin. Benzerleri bizde dei başkalarında da var.
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Nikah kıyılmadan önce, evlenecek kimselerin durumunu (ya da başka bir konuyu) yazılı olarak, herkesin görebileceği yere asmak.
Evlenecek kimselerin nikâhtan...
Birisiyle yarışmak, özellikle kendisinden üstün birisiyle yarış etmek.
"Sen benimle aşık atacak biri değilsin."
Hangi işe el atsam orada kendisini görürüm. Her işime karışır.
"İki ekmek arasında bir dilim peynir"
İş yapmakta olan bir kimsenin çok yakınında, ayakları arasında gezerek onun iş yapmasını güçleştirmek.
Dengi olmayan birisiyle evlenmek.
Değersiz bir kimseye üstün değer vermek.
Kimisine ayrıcalıklı işlem uygulamak kimisini kimisinden ileri üstün tutmak.
İki yer arasında durmadan gidip gelmek.
"Mağaza ile ev arasında tam elli beş yıl mekik dokumuştu rahmetli."