Arkadan söylemek
Bir kimsenin bulunmadığı yerde onun hakkında ileri geri konuşmak, dedikodusunu yapmak, çekiştirmek.
"Adamın arkasından söylemeye utanmıyor musun?"
Kimisine ayrıcalıklı işlem uygulamak kimisini kimisinden ileri üstün tutmak.
Bir kimsenin bulunmadığı yerde onun hakkında ileri geri konuşmak, dedikodusunu yapmak, çekiştirmek.
"Adamın arkasından söylemeye utanmıyor musun?"
Birisiyle yarışmak, özellikle kendisinden üstün birisiyle yarış etmek.
"Sen benimle aşık atacak biri değilsin."
Ölçüyü kaçırmak, çok ileri gitmek
Yüksekten atıp tutmak, kuru gürültü yapmak, boş tehditlerde bulunmak, korkutucu, iri sözler söylemek.
Dengi olmayan birisiyle evlenmek.
Değersiz bir kimseye üstün değer vermek.
"Babaları tutmak."
En üstün yeri almak.
Herhangi bir konu önemce ilk sırayı almak.
"Ülkede ekonomik yolsuzluklar başa geçti."
Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
"Takımımız öteden beri başa...
Kederlenmek, yas tutmak.
Buyruğa, yönetime karşı gelmek, ayaklanmak.
"Kafa tutmak."
Değer vermek, çok üstün tutmak, çok sevmek.
"Babalarını baş tacı ettiler, toz kondurmuyorlar adama."
Üstün körü, özen gösterilmeden, gelişi güzel.
"Yaptığın işin tamamen baştan savma olduğu ne kadar açık."