Açık oturum
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Kişiler arasında ayrım gözeterek.
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Yoksulluk, utangaçlık, suçsuzluk gibi nedenlerle insanalr arasında karışmaya yüzü olamamak.
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Kişiler arasındaki dostlukları bozmak.
Hangi işe el atsam orada kendisini görürüm. Her işime karışır.
"İki ekmek arasında bir dilim peynir"
İş yapmakta olan bir kimsenin çok yakınında, ayakları arasında gezerek onun iş yapmasını güçleştirmek.
Bıyığını başparmakla işaret parmağı arasında döndürerek bükmek.
Erkeklik, yiğitlik, kabadayılık taslamak.
İşler arasında kısa bir süre.
Geçmişte bir zaman.
Buzların erimeye ve kırılmaya, su hâline gelmeye başlaması.
Kişiler arasındaki dargınlığın, soğukluğun, kırgınlığın ve gerginliğin ortadan kalkmaya...
Bir olay veya nitelik halk arasında yayılmak.
"Ona öyle bir oyun oynayacağım ki dillere destan olacak!"
Bir arada yaşayan, çalışan kimseler arasında iyi geçim, güven, sevgi ve anlaşma hâli.
"Bir aileye önce dirlik ve düzenlik gereklidir."
İki yer arasında durmadan gidip gelmek.
"Mağaza ile ev arasında tam elli beş yıl mekik dokumuştu rahmetli."