Ağına düşmek
Kurduğu düzene, tuzağa yakalanmak.
Tuzağa düşürüp çıkar sağlamak.
Kurduğu düzene, tuzağa yakalanmak.
Kurduğu düzene düşürüp ondan yararlanmak.
Aşağılık birini, küçük bir çıkar göstererek, susturmak.
Birine yaptığı küçük bir iyilik karşılığı olarak ondan büyük çıkar sağlamayı düşünmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Çıkar sağlamak.
Herhangi bir işten, yolsuz olarak çıkar sağlamak.
Kolayca çıkar sağlamak.
Başkalarının emeğiyle sürdürülen bir işten çıkar sağlamak.
"Tuzağa düşürmekte usta olanın karşısında tuzağa düşmemekte usta olan" anlamında söylenir.
Çıkar sağlamak, kötülük yapmak için fırsat kollayan kimse.
"Fırsat düşkünü insanlardan nefret ederim."
Sık sık iş değiştirmek.
Çıkar sağlamak için değişik kılıklara girmek.