Ağına düşürmek
Kurduğu düzene düşürüp ondan yararlanmak.
Kurduğu düzene, tuzağa yakalanmak.
Kurduğu düzene düşürüp ondan yararlanmak.
"Tuzağa düşürmekte usta olanın karşısında tuzağa düşmemekte usta olan" anlamında söylenir.
Yönetmek, düzene sokmak, hâle yola koymak, çalışmasını sağlamak.
"Tek başıma bu işi çekip çeviremem ki!"
Birine muhtaç olmak.
Yakalanmak.
Düşmanın ya da kendisine hıncı bulunan birinin hâkimiyetinde kalmak.
"Düşmanın eline düşmemek için bir yol bulmalıyız."
Tuzağa düşmek, aldatılmak.
"Beni nasıl faka bastırdılar anlayamadım bir türlü!"
Hiç beklenmedik bir sırada yakalanmak, habersiz ve hazırlıksız olduğu sırada zor duruma düşürülmek.
"Ben gafil avlanacak bir insan değildim ama oldu bir kere."
Bir süre boğaz gıcıklanmasına yakalanmak, konuşamamak.
"Gıcık tuttuğu için konuşmasını yarıda kesmek zorunda kaldı."
Tuzağa düşürüp çıkar sağlamak.
Oyuna gelmemek, tuzağa düşmemek, kurnazca yapılan bir hileye aldanmamak.
"Bana kül yutturamazsınız diyemem ama yeterince dikkatli olduğumu söyleyebilirim."
Aldatılmak, tuzağa düşürülmek.
"Onların oyununa gelmemeye çalış, dikkatli ol."
Aldatmak, kurnazlıkla birini tuzağa düşürmek.
"Bana kötü bir oyun ettiler.
Yakalanmak, ele geçmek.
Giriştiği işten vazgeçmek istediği hâlde kendini kurtaramamak.
Dilediği gibi davranamamak.
"Paçayı kaptırdık bir kere, yakamızı...