Arada çıkarmak
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Tamamiyle kötülük düşünen, insanları birbirine düşürecek işler yapan, ortalığı karıştıran.
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Anlaşmazlığa neden olmak, dostluğu bozmak, insanları birbirine düşürmek.
Yürürken herhangi bir sebepten ötürü ayakları birbirine takılmak, sendelemek.
"Korkusundan zavallının ayakları birbirine dolaştı."
Aralarında çıkan anlaşmazlık kavgaya dönüşmek, çarpışmak, saldırmak.
Bir kaza sonucu araçların birbirine çarpması.
"Su yüzünden sokak sakinleri birbirine...
Atak, delişmen, delice işler yapan, şımarık.
"Bırak artık şu deli fişek adamla arkadaşlık etmeyi."
Bozmak, ortalığı dağıtmak, yok etmek; yenmek, birine karşı başarı sağlamak.
"Askerler ortalığı toz duman ettiler."
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
İnsanları birbirine düşürecek, aralarını bozacak davranışta bulunmak, sözler sarf etmek.
Bir şeyin önemini ve değerini azaltacak, ününü düşürecek işler yapmak.
Ayaklarını yere vurarak oynamak.
Gürültü çıkarmak.
"Yandaki sınıfta hora tepiyor, ortalığı birbirine katıyorduk ki…"
Düşüncesiz, delice işler yapan, aklı kıt.
"Bırak şu elindeki baltayı, kafadan kontak mısın nesin?"
Kargaşa çıkarmak, herkesi birbirine düşürmek.
"Şimdi gelip ortalığı birbirine katacak diye korkuyorum."