Ağza tat, boğaza feryat
Güzel yiyecek, ama az doyurmuyor.
Beğenilen bir eylem, ama yetmez ki.
"Fakat, ama, ancak" ve
"Ne çare ki..
" anlamlarında kullanılır.
"Gel gelelim onlara, daha teklifimizi kabul etmediler."
Güzel yiyecek, ama az doyurmuyor.
Beğenilen bir eylem, ama yetmez ki.
Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.
Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.
"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...
Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
Bolluk, varlık, rahat ve huzur içinde olmak.
"Bir eli yağda, bir eli balda, daha ne istiyor ki?"
Daha ziyade öğrenimi olmayan ama kafası çalışan, kurnaz ve uyanık köylüler için şaka yollu kullanılır.
Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...
Hak dini olan İslâm`ı kabul etmek.
En sonunda doğruyu söylemek.
Önceden kabul etmediği şeyi sonradan kabul edip uymak.
"İmana gel, tövbe et ki öbür dünyada...
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
"Şimdi yapmazsa, ne zaman yapacak" anlamında kullanılır.
"Gitsin istesin kızı, daha ne güne duruyor?"
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Ne var ne yok hepsini söylemek, arka arkaya sıralamak.
"Ne sözler sayıp döktü ama kimse anlamadı."