Deyimler
İletişim

"İçine kurt düşmek" deyiminin anlamı nedir?

Kuşkulanmak, kendisine zarar geleceğinden şüphe etmek.

"Tilkiyi civarda dolaşırken gördüğü andan itibaren içine kurt düşmüştü."

İçine kurt düşmek deyimine benzer deyimler

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.

Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Aklı başına gelmek

Zarar gördüğü işlerden uslanıp akıllıca davranmak.

Baygınlıktan ayılmak, kendine gelmek.

"Çabuk koşun, nihayet kendine geliyor!"

Aklı başına gelmek

Arkadan vurmak

Kendisine inanan, güvenen bir kimseye gizlice kötülük etmek.

"Onun beni arkamdan vuracağı hiç aklıma gelmezdi."

Arkadan vurmak

Arkasını sıvamak

İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.

"Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."

Arkasını sıvamak

Aş deliye kalmak

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...

Aş deliye kalmak

Ateşe vermek

Bir yeri bilerek yakıp yok etmek.

Aşırı ölçüde telâşlandırmak.

Bir toplumu, bir ülkeyi kargaşalık içine sürükleyerek yıkıma uğratmak.

"Dış güçler yerli...

Ateşe vermek

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Bıyık altından gülmek

Birinin içine düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, içinden onunla alay etmek.

"Ayşe`nin kırdığı pot karşısında...

Bıyık altından gülmek

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.

"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Can yakmak

Üzmek, acı vermek.

Zulmetmek, eziyet etmek.

Bir kimseyi büyük zarar ve ziyana sokmak.

"Şu hareketlerinle canımı yakıyorsun."

Can yakmak