Adı batası
Sevilmeyen, yok olması istenen bir şey için söylenen bir ilenme sözü.
Sözü doğru dürüst söyleyememek.
Açıkça söylemekten çekindiği şey, konuşmasından anlaşılmak.
Sevilmeyen, yok olması istenen bir şey için söylenen bir ilenme sözü.
Bir takım oyunlara karışmış olmak, iş, dürüst bir temel üzerine kurulmuş olmamak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak.
Doğru olduğu, gerçek olduğu anlaşılmak, ortaya çıkmak.
Söyelenen bir şeyi doğru olmadığı anlaşılmak.
Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse.
"Adam ayaklı kütüphaneydi sanki!"
(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.
"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."
Duvar gibi dikey şeylerin ortası...
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.
Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.
Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.
Kötü...
Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.
"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...
Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...
Hiçbir şey esirgememek.
Bir şey uğrunda en değerli varlığını feda etmeye, hatta ölmeye hazır olmak.
Bir şeye aşırı ölçüde düşkün olmak.
"Vatan uğruna kim can...
Bir kimsenin sözlerinden açıkça söylemediği bir şeyler olduğu anlaşılmak.
"Dilinin altında bir şey olduğunu biliyorum ama bir türlü söyletemiyorum."