Deyimler
İletişim

"Huzur vermek" deyiminin anlamı nedir?

Gönül rahatlığı, iç dirliği vermek; dinlendirmek.

Huzur vermek deyimine benzer deyimler

Abayı yakmak

Çılgınca sevmek, gönül vermek, tutulmak.

Abayı yakmak

Ağzının tadı kaçmak

Rahatı kaçmak, huzurunu kaybetmek, bir kimsenin kurulu dirliği, düzenliği bozulmak.

"Şu vızır vızır işleyen yol buradan geçince ağzımızın tadı kaçtı."

Ağzının tadı kaçmak

Allah bilir

Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.

"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."

Bana öyle geliyor ki.

"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."

Allah bilir

Alt yanı kiraz bahçesi

Üzerinde durulmakta olan işin bundan sonraki evresi iç açıcıdır.

Alt yanı kiraz bahçesi

Bir abam var atarım, nerde olsa yatarım

Eşyam, güç beğenirliğim yok. Tek başımayım. Basit bir yaşayışa kanaat ederim. Başkalarının beğenmediği yerde gönül hoşluğu ile kalırım.

Bir abam var atarım, nerde olsa yatarım

Boş atıp dolu tutmak

Umutsuz olarak girişilen bir iş, iyi sonuç vermek; doğruluğuna inanmadan söylediği söz gerçek çıkmak.

"Hayatımızın boş atıp dolu tutmak diye bir ilkesi olamaz."

Boş atıp dolu tutmak

Cana can katmak

İnsanda yaşama sevincini artırmak; insana neşe, heves ve iç gücü vermek.

"Ah o cana can katan yaylaya bir daha çıkabilsem."

Cana can katmak

Çarkına okumak

Bozmak, çalışamaz hâle getirmek, zarar vermek; birine büyük kötülük yapmak.

"Eline alır almaz saatin çarkına okudu."

Çarkına okumak

Dışı eli (seni) yakar, içi beni

"Dıştan görünüşü, herkesi imrendirecek kadar güzel ama içyüzü elverişsiz, kötü, sahibini üzücü" anlamında kullanılır.

"Ah bir bilseler işin iç yüzünü, dışı eli...

Dışı eli (seni) yakar, içi beni