Deyimler
İletişim

"Cana can katmak" deyiminin anlamı nedir?

İnsanda yaşama sevincini artırmak; insana neşe, heves ve iç gücü vermek.

"Ah o cana can katan yaylaya bir daha çıkabilsem."

Cana can katmak deyimine benzer deyimler

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Bir yaşına daha girmek

Şaşılacak bir durumla, yeni bir şeyle karşılaşmak.

"Aman yarabbi, onu o kılıkta görünce bir yaşıma daha girdim."

Bir yaşına daha girmek

Can dayanmamak (Bir şeye)

Bir acı, üzüntü, sıkıntı ve istek karşısında direnme gücü kalmamak; dayanıklılığı yitirmek.

"Yıllarca uğraşıp didinip yaptığı ev bir anda kül oldu, buna can mı...

Can dayanmamak (Bir şeye)

Can evinden vurmak

En etkileyici, en can alıcı yönden saldırmak; bir daha yaşama imkânı kalmayacak şekilde vurmak.

"Onları can evinden vurmalıyız ki bir daha bellerini...

Can evinden vurmak

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Çiğlik etmek

İnsana yakışmayan; olgunluğa, yaşa uygun düşmeyen yersiz ve kaba davranışlarda bulunmak.

"Bir çiğlik edip de toplantıyı berbat edecek diye ödüm...

Çiğlik etmek

Gözü korkmak

Daha önce başından geçen kötü bir denemeden sonra, birinden veya bir şeyden zarar gelebileceği endişesine kapılmak ve o işi yapmaktan çekinmek.

Gözü korkmak

Gözü yılmak

Daha önce denediği için o durumla karşılaşmaktan korkmak, o işe girişmekten çekinmek.

"Sebzecilik işinden gözüm yıldı, bir daha bu işe girişeceğimi sanmıyorum."

Gözü yılmak