Allah Allah!
Daha çok şaşkınlık ve hayret hâllerini anlatır.
"Allah Allah! Nasıl oldu bu iş, aklım almıyor?"
Çoktandır gelmiyordun; nasıl oldu da geldin? Teşekkürümüzü nasıl belirteceğimizi bilemiyoruz.
Daha çok şaşkınlık ve hayret hâllerini anlatır.
"Allah Allah! Nasıl oldu bu iş, aklım almıyor?"
Soğuktan muhafaza edecek biçimde giyinmiş, iyi giyinmiş olan.
Güçlü bir kimseye ya da yere güvenen.
"Ona göre hava hoş, çünkü karnı tok, sırtı pek nasıl olsa!"
Ummadığı, beklemediği bir nimete ya da varlığa kavuşmak.
"Nasıl aldı bu köşkü? Başına devlet kuşu mu kondu dersin?"
"Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da
"Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır.
"Demek şu küçük paketi götürmüyorsun,...
Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.
"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Tehlikeli bir durumdan hiç zarar görmeden kurtulmak.
"Nasıl oluyor da, bu adam hep dört ayak üstüne düşüyor?"
Farkına varılmamak, ortadan çekilmek, görülmemek.
"Nasıl oldu da gözden kaçırdık onu."
Kendisinden hiç umulmayan, beklenilmeyen bir kimsenin olumlu davranışı görüldüğünde;
"Nasıl oldu da böyle güzel bir iş, bir iyilik yaptı?" anlamında söylenir.
"Nasıl oldu da gelebildin? Hiç görünmüyordun, sen de gelir miydin?" anlamında, uzun süre bir yerde görünmeyen kimse için kullanılır.
Hiç hakkı değilken başkasının malını kendine mal etmek.
"Vakıf mallarının üstüne oturdu adam, nasıl yaptı, vicdanı nasıl el verdi bilmiyorum."
Rehberlik etmek, yolu bilmeyene tarif etmek, nasıl gidileceğini anlatmak.
Nasıl davranılacağını, ne yapılacağını öğretmek.
"Benim elimden bir şey gelmez,...