Deyimler
İletişim

"Hacet kalmamak" deyiminin anlamı nedir?

Gereği olmamak, lüzumu kalmamak.

"Seni çağırmaya hacet kalmadı."

Hacet kalmamak deyimine benzer deyimler

Ağzını bıçak açmamak

Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.

Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.

"Boşuna uğraşma, evin...

Ağzını bıçak açmamak

Akan sular durmak

Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.

Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.

"Siz Mehmet...

Akan sular durmak

Aklı başında olmamak

İyi düşünebilir durumda olmamak.

Bayılmak, kendisinden geçmek.

"Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat...

Aklı başında olmamak

Allaha ısmarladık

Esen kal. Seni tanrıya emanet ediyorum. Tanrı seni her türlü kötülükten korusun. (Ayrılırken kalana söylenir.)

Allaha ısmarladık

Aslı faslı olmamak

Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.

Aslı faslı olmamak

İki paralık etmek

Değerini, onurunu çok düşürmek.

"Seni arlanmaz utanmaz seni, beni iki paralık ettin, senin yüzünden topluma çıkamaz oldum!"

İki paralık etmek

Keyfinin kâhyası (olmamak)

Birisine karışmaya hakkı olmamak, istediği gibi yaşamasına engel olmamak.

"O benim keyfimin kâhyası olamaz, ben dilediğim gibi yaşarım, karışamaz bana!"

Keyfinin kâhyası (olmamak)

Sağır sultan bile duydu

İşitmedik kimse kalmadı, hemen herkes işitti, duymayan kalmadı.

"Haklarında çıkan dedikoduyu sağır sultan bile duydu ama siz duymadınız öyle mi?"

Sağır sultan bile duydu

Sıfırı tüketmek

Elinde avucunda bir şey kalmamak, malı ve parayı bitirmek.

Gücü kalmamak.

"Bu kadar düşüncesiz davranmasaydı sıfırı tüketmezdi."

Sıfırı tüketmek

Tadı tuzu kalmamak

Eski zevk veren yanı kalmamak, yavanlaşmak, güzel ve çekici durumu ortadan kalkmak.

"İşlerimizin artık tadı tuzu kalmadı."

Tadı tuzu kalmamak