Deyimler
İletişim

"Gözleri bulutlanmak" deyiminin anlamı nedir?

Gözleri yaşararak çevreyi bulanık görmek.

Gözleri bulutlanmak deyimine benzer deyimler

Almaz almaz bakmak

Gözleri olumsuz düşüncelerle dolu olarak bakmak.

Almaz almaz bakmak

Altını üstüne getirmek

Bir şeyi bulmak için aramadık yer bırakmamak.

"Evin altını üstüne getirdik ama tabancayı bulamadık."

Söz ve davranışlarıyla çevreyi birbirine düşürmek,...

Altını üstüne getirmek

Ateşine (nârına) yanmak

Birinin yüzünden büyük haksızlığa uğramak, zarar görmek.

"Eğer bu malı satamazsam senin ateşine yanmış olacağım."

Ateşine (nârına) yanmak

Aza çoğa bakmamak

Bir şeyin miktarı üzerinde durmamak, ele geçen kadarını hoş görmek.

Azdan bir parça çok, biraz.

Aza çoğa bakmamak

Baş aşağı gitmek

Sürekli kötüleşmek, zarar görmek.

"Baş aşağı giden işlerinin önünü alamadı bir türlü."

Baş aşağı gitmek

Başı dönmek

Bir şey karşısında şaşırmak.

Sıkıntı meydana getiren bir durum karşısında bunalmak.

Dengesini yitirmek, gözleri kararmak; çevresi kararıyor, dönüyor, kayıyor...

Başı dönmek

Belâsını bulmak

Kendi yol açtığı tehlikeli bir durumun içine düşmek, hak ettiği cezayı görmek.

"Adam nihayet belâsını buldu."

Belâsını bulmak

Bir tutmak

Eşit görmek, eşit saymak, farklı muamelede bulunmamak.

"Öğretmen, sınıftaki öğrencilerin hepsini bir tutmalıdır."

Bir tutmak

Bulanık suda balık avlamak

Karışık durumlardan yararlanarak kendi çıkarını sağlamak.

"Bulanık suda balık avlamayı kural hâline getirmiş."

Bulanık suda balık avlamak

Canı yanmak

Fizikî bir acı duymak.

Bir işte zarar görmek, manevî bir üzüntü duymak.

"Canını yakmadan ver o elindekini bana!"

Canı yanmak