Deyimler
İletişim

"Ateşine (nârına) yanmak" deyiminin anlamı nedir?

Birinin yüzünden büyük haksızlığa uğramak, zarar görmek.

"Eğer bu malı satamazsam senin ateşine yanmış olacağım."

Ateşine (nârına) yanmak deyimine benzer deyimler

Ağzının içine bakmak

Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.

Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.

"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...

Ağzının içine bakmak

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.

Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Akıl kârı olmamak

Akıllı, dengeli ve ölçülü bir kişinin yapacağı iş olmamak.

"Akıl kârımı şimdi senin yaptığın bu iş?"

Akıl kârı olmamak

Akıl sır ermemek.

Bir işin gizli yönlerini, niteliğini, asıl sebebini anlayamamak.

"Senin bu işi nasıl berbat ettiğine hâlâ akıl sır erdiremedim."

Akıl sır ermemek.

Aklına gelen başına gelmek

Olmasından korktuğu şeyin zarar verici etkisine uğramak.

"Aklıma gelen başıma geldi, evi su bastı."

Aklına gelen başına gelmek

Al aptesini, ver pabucumu

Senden yararlanmam, bu yüzden uğradığım zarara değmedi. Yararlanmadan vazgeçiyorum; zarar etmeyeyim, yeter.

"Aldığı aptes ürküttüğü kurbağaya değmemek."

Al aptesini, ver pabucumu

Allah bilir

Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.

"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."

Bana öyle geliyor ki.

"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."

Allah bilir

Ayranım budur, yarısı sudur

Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Ayranım budur, yarısı sudur

İdare etmek

Yönetmek, çekip çevirmek.

Tutumlu olmak, kullanmak.

Elvermek, yetmek, yetişmek, korumak, kurtarmak.

Hoş görmek, göz yummak.

Örtbas etmek.

"Bu ayakkabıyı bu...

İdare etmek

Püsküllü belâ

Kendisinden kurtulunması bir türlü mümkün olmayan, büyük sıkıntı, zarar veren kimse veya şey.

"Başıma püsküllü belâ kesildi bu çocuk."

Püsküllü belâ