Aba altında er yatar
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
Pek de istekli olmayarak.
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
Hem birinden yana hem de ona karşı olabilmek; aralarında sorun bulunan iki yanı da idare etmek; iki yanlı davranmak.
Pek çok acıkmış olmak.
Pek yavaş olarak ve düzgün olmayarak.
Bir şeyin olabileceğine, bir şeyi yapabileceğine inanmak.
"Seninle bu işi başarabileceğime pek de aklım kesmiyor."
Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.
"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Birine pek sokulmak.
Birine pek sokulmak.
O güzel şeyin yabancısı değilim. Benzerlerini ben de kullandım.
Bu konuda benim de kendi çapımda bilgim, tecrübem vardır.
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak.
"Beni de götüreceksin diye yakama yapıştı, ben de getirmek zorunda kaldım."
Sızlanıp şikâyet etmek, derdini döküp durmak.
"Çoluk çocuk açtı, kimse yardım elini de uzatmıyordu, birine de yanıp yakılmayı bir türlü kendine yediremiyordu."