Ateş yağdırmak
Ateşli silahlarla aralıksız, bol mermi atmak.
Etrafındakilere çok öfkeli, ağır sözler söylemek.
Bol bol ortaya dökülüp harcanmak.
Uzun sürmek.
Ateşli silahlarla aralıksız, bol mermi atmak.
Etrafındakilere çok öfkeli, ağır sözler söylemek.
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
(Şaka sözü) Öyle uzun uzun düşünüp tasalanacak ne var?
Uzun uzun düşünmeye, bir çözüm yolu aramaya başladı.
Ölçüsüz, çok fazla, bol bol.
"Bol keseden atıp tutmaya bayılır bizim çocuk."
Hesapsızca, düşüncesizce harcamak; malını, parasını ölçüsüzce, bol bol harcayıp tüketmek.
Ortaya çıkmak, belirmek.
Beğenilecek, takdir edilecek niteliklerini ortaya koymak; gücünü göstermek.
"Uzun bir aradan sonra sergi açmaya, kendini göstermeye...
Rahatına düşkün kimse, zevkinden bol bol yararlanan.
"Oldukça rahat, keyif ehli bir insandı."
Öteden beri yapmak istediği şeyi bol bol yapıp hevesini almak.
"Bu akşam biraz kurtlarımızı dökelim, ne dersin?"
Zamanın çok hızlı geçip gitmesi.
Bol bol gelmek ya da gitmek (para, yiyecek vs.).
"Para su gibi akıyor, o harcamayacak da ben mi harcayacağım?"
Bol bol harcamak.
"Paralar su gibi gitti."
Boyu uzun olan.
Uzun süre.
Derinlemesine, ayrıntılarıyla.
"Meselenin üzerinde öyle uzun boylu durmadık."