Akıl hocası
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Geceleri gezip dolaşan, bunu huy edinen kimse.
"Bizim oğlan iyice gece kuşu oldu."
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Durmadan gezip dolaşan.
İşsiz güçsüz, aylak, boş gezip dolaşan kimse.
"Adam boş gezenin boş kalfası, bir de işsizlikten yakınıyor."
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Umulmadık bir başarı kazanmak.
"Düşeş attı bizim oğlan, şimdi yanına da yaklaştırmaz kimseyi."
Yaşlılığına rağmen dinçliğini, dayanıklılığını hâlâ sürdüren, gücünü kaybetmemiş kimse.
"Sen eski topraksın, bizim gibi birkaç genci daha cebinden çıkartırsın."
"Nasıl oldu da gelebildin? Hiç görünmüyordun, sen de gelir miydin?" anlamında, uzun süre bir yerde görünmeyen kimse için kullanılır.
Bir şeye çok düşkün olmak.
"Bizim oğlan köpek hastası, hiç kapıdan eksik etmiyor."
Bunu sana gönül hoşluğu ile veriyorum, hiç pişman değilim, Allah bunu sana bağışladığıma şahit olsun.
"Aferin, takdire değer iş yapıyorsun" anlamında...
Tek başına kalmak, dış dünya ile ilgisini kesmek, kimse ile görüşmemek.
"Geçirdiği kazadan sonra iyice kabuğuna çekildi."
Kötü, bozuk olan durumunu düzeltmek.
Bir konu üzerinde dikkatini yoğunlaştırmak.
Şişmanlamak.
"Bizim oğlan kendini iyice toparladı, şimdi ev almayı düşünüyor."
Bir yere iyice, ayrılmamacasına yerleşmek.
İyice tutunmak, köklenmek, sağlamlaşmak, yayılmak.
"Onun sevgisi, içine iyice kök salmıştı."