Deyimler
İletişim

"Düşeş atmak" deyiminin anlamı nedir?

Umulmadık bir başarı kazanmak.

"Düşeş attı bizim oğlan, şimdi yanına da yaklaştırmaz kimseyi."

Düşeş atmak deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Ağzından girip burnundan çıkmak

Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.

"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."

Ne yapıp yaparak bir...

Ağzından girip burnundan çıkmak

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Çifte atmak

At, katır, eşek, bir kimseyi ya da bir şeyi vurmak için arka ayaklarını birdenbire geriye savurmak.

Aşağısanan kişi, umulmadık zamanda birini sert davranışıyla...

Çifte atmak

Dikiş tutturamamak

Bir yerde, bir işte bir sebepten ötürü başarı sağlayamayıp uzun süre kalmamak.

"Bir şeyde dikiş tutturamadı, şimdi boşta gezip duruyor."

Dikiş tutturamamak

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Tuz biber ekmek

Bir yemeğe tuz ya da biber dökmek.

Bir üzüntünün acısını, bir kusurun ağırlığını daha da artırmak.

"İyi yaptın sanki, o günleri hatırlatarak tuz biber ektin...

Tuz biber ekmek