Deyimler
İletişim

"Fena etmek" deyiminin anlamı nedir?

Kötü duruma düşürmek, işini bozmak, zor durumda bırakmak, dövmek.

"Biraz daha konuşursan seni fena edeceğim."

Fena etmek deyimine benzer deyimler

Açık kapı bırakmak

Görüşme konusu olan sorun üzerine son sözü söylemeyip biraz daha elverişli davranışta bulunmaya olanak tanımak.

Açık kapı bırakmak

Adam olmak

Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Adam olmak

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Ağzından yel alsın

Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı

"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.

"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"

Ağzından yel alsın

Başına bir hâl gelmek

Büyük, içinden çıkılması zor güçlüklerle karşılaşmak; kötü duruma düşmek.

"Gece gitme, başına bir hâl gelir diye korkuyorum."

Başına bir hâl gelmek

Duman attırmak

Geride bırakmak, zor duruma düşürmek, birini yıldırmak.

"Silâhını çeken komutan etrafa duman attırmaya başladı."

Duman attırmak

İki paralık etmek

Değerini, onurunu çok düşürmek.

"Seni arlanmaz utanmaz seni, beni iki paralık ettin, senin yüzünden topluma çıkamaz oldum!"

İki paralık etmek

İpin ucunu kaçırmak

Bir yeri yönetmede veya bir şeyi kullanmada gereken ölçüyü kaçırıp, artık duruma hâkim olamamak; çıkmaza girmek.

"Biraz daha dikkatli olmalıyız, yoksa ipin...

İpin ucunu kaçırmak

Yerden yere çalmak

Çok hırpalamak, acınacak duruma düşürmek, zor durumlarda bırakmak.

"Bütün milletin içinde yerden yere çaldı delikanlıyı."

Yerden yere çalmak