Deyimler
İletişim

"Beterin beteri" deyiminin anlamı nedir?

En kötü sanılandan daha kötü.

Beterin beteri deyimine benzer deyimler

Ağzından yel alsın

Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı

"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.

"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"

Ağzından yel alsın

Alayı karayı yığmak

Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.

Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.

Alayı karayı yığmak

Aslan payı

Bir paylaşmada en büyük pay.

Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.

Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.

Aslan payı

Başı altından çıkmak

Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.

"Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu...

Başı altından çıkmak

Battı balık yan gider

Durum kötü. Düzelmez de. Bıraktım ipin ucunu.

"İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi...

Battı balık yan gider

Betine gitmek

Kötü karşılamak, utanç verici bulmak, ayıp saymak.

Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.

"Senin yaptığın iş adamın çok betine gitti."

Betine gitmek

Beyni bulanmak

Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.

Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.

Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.

Kötü...

Beyni bulanmak

Buna değdi (idi), buna değmedi (idi) diyerek

Önce beğenmeyip bıraktığı şeyleri gerekseme dolayısıyla yeniden gözden geçirip daha az kötü olanlarından başlayarak seçe seçe.

Buna değdi (idi), buna değmedi (idi) diyerek

Can evinden vurmak

En etkileyici, en can alıcı yönden saldırmak; bir daha yaşama imkânı kalmayacak şekilde vurmak.

"Onları can evinden vurmalıyız ki bir daha bellerini...

Can evinden vurmak

Cemaziyülevvelini bilmek

Bir kimsenin herkesçe bilinmeyen, geçmişteki kötü bir yönünü veya kötü durumunu bilmek.

"Sakın güvenme ona, ben onun cemaziyülevvelini bilirim."

Cemaziyülevvelini bilmek

Künyesi bozuk

Eskiden kötü durumları görülmüş olan, kötü işlere girmiş bulunan.

"Künyesi bozuk diye, bu adama hiç kimse iş vermeyecek mi?"

Künyesi bozuk