Açmaz vermek
Karşısındaki oyuncunun nükteli söz söylemesine olanak veren bir söz söylemek.
Her yerde kendisinden, ondan söz edilmek.
"Cephede gösterdiği yararlılıklardan sonra adı dillerde dolaşır oldu."
Karşısındaki oyuncunun nükteli söz söylemesine olanak veren bir söz söylemek.
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Önde görünmek, her şeyde söz sahibi olmak, her şeyi kendi düşüncesine uydurmak, hep dediğini yaptırmak çabası ve tutkusu.
"Benlik dâvası güden insanlar bir...
Bir yerde eğleşmez, her yere yetişir, her yerde hazır bulunur.
Bir kimsenin dedikodusunu yapmak, kötü tarafını her yerde söylemek.
Bir şeyi her fırsatta söyler olmak.
Çok öfkeli, kinli olmak; her kötülüğü yapacak hâle gelmek.
"Bir adamın gözlerini kan bürümesin, ondan her türlü belâ beklenebilir."
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.
Bir süre geçince, her şey olup bittikten sonra, çok zaman sonra.
"Neden sonra babam da geldi."
Bir konuyu her fırsatta, her yerde ele alıp konuşmak, o konu ile uğraşmak.
Adı her yerde duyulmak, şöhreti herkesçe bilinir olmak.
"O cihana ün salmış bir güreşçidir."