Deyimler
İletişim

"Büyümüş de küçülmüş" deyiminin anlamı nedir?

Davranışları, konuşması yaşının üstünde olan, büyükler gibi hareketler yapan çocuk.

"Aman yarabbim, şunun söylediği sözlere bakın hele, büyümüş de küçülmüş sanki!"

Büyümüş de küçülmüş deyimine benzer deyimler

Ağzının içine bakmak

Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.

Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.

"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...

Ağzının içine bakmak

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.

Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Aile planlaması

Çocuklu ailenin artık çocuk istememesi ve çocuksuz ailenin çocuk edinmek istemesi durumunda uygulanacak yöntemleri düzenleme siyasası.

Aile planlaması

Aklı başında

Davranışları akıllıca olan.

Doğu dürüst.

Aklı başında

Arada çıkarmak

Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.

Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.

Arada çıkarmak

Arayı yapmak

Arası bozuk olan kimse ile barışmak.

Arası açık olan iki kişiyi uzlaştırıp, barıştırmak.

"Hasan aramızı yapmasaydı biz hâlâ diken üstünde oturuyor olacaktık."

Arayı yapmak

Başına buyruk

Dilediğini izin almaksızın yapan, istediği gibi davranan.

"Sizin çocuk da amma başına buyruk bir çocuk olmuş."

Başına buyruk

Çakar almaz

Görünüşe karşın işe yaramayan.

İşe yarar gibi görünse de aslında yararsız, bozuk olan.

"Çakar almaz bir tabancayla bizi korkutacağını sanmıştı."

Çakar almaz

Ne oldum delisi olmak

Beklemediği bir duruma yükselip şımarmak, ölçüsüz hareketler yapmak.

"Dikkat et, ne oldum delisi olan insanlar gibi olma."

Ne oldum delisi olmak

Özü sözü bir

Düşünceleri, söyledikleri ve yaptıkları bir olan, ne düşünüyorsa onu söyleyen, içi dışı bir olan kimse.

"Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe...

Özü sözü bir

Yanıp yakılmak

Sızlanıp şikâyet etmek, derdini döküp durmak.

"Çoluk çocuk açtı, kimse yardım elini de uzatmıyordu, birine de yanıp yakılmayı bir türlü kendine yediremiyordu."

Yanıp yakılmak