Açığı çıkmak
Kendisine teslim edilmiş olan para ya da eşyanın, sayım sonunda, eksik olduğu görülmek.
Davranışları akıllıca olan.
Doğu dürüst.
Kendisine teslim edilmiş olan para ya da eşyanın, sayım sonunda, eksik olduğu görülmek.
Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.
Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...
İki kişinin arasındaki bir işe karışmak.
Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.
Yapılmakta olan bir işin yapılmasını geciktirmek.
"Araya başka...
Arası bozuk olan kimse ile barışmak.
Arası açık olan iki kişiyi uzlaştırıp, barıştırmak.
"Hasan aramızı yapmasaydı biz hâlâ diken üstünde oturuyor olacaktık."
Yakınım olan iki taraf, ya da benimle ilgili iki durum var. Birine ayrıcalık tanısam ötekini küçümsemiş oluyorum. Sakıncaları eşit olan iki karşıt davranıştan...
Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).
Birinden bir iyilik yapılması istenirken
"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...
Davranışları, konuşması yaşının üstünde olan, büyükler gibi hareketler yapan çocuk.
"Aman yarabbim, şunun söylediği sözlere bakın hele, büyümüş de küçülmüş...
Birinin hakkı olan şeyi vermemek, onu kendisine maletmek.
"Dürüst ol, milletin hakkını yeme, yoksa boğazında kalır."
Çiğ adam; yersiz ve yakışıksız sözleri, davranışları olan kaba kimse.
İkircikli olmayan, iki yüzlü davranmayan, düşündüğünü açıkça söyleyen, özü sözü bir olan.
"İçi dışı bir olan insanlara her zaman güvenebiliriz."
Düşünceleri, söyledikleri ve yaptıkları bir olan, ne düşünüyorsa onu söyleyen, içi dışı bir olan kimse.
"Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe...
Şekeri yanına konmuş olan kahve veya çay.
"Usta, iki yandan çarklı yap!.
Bir omuzu düşük olarak yürüyen.
Çarkı yanda olan gemi.