Deyimler
İletişim

"İşi ağırdan almak" deyiminin anlamı nedir?

Acele etmemek, bir işi yapmak için isteksiz görünmek.

"Söyle onlara, işi ağırdan almasınlar, müşteriler mal bekliyor."

İşi ağırdan almak deyimine benzer deyimler

Ağırdan almak

Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.

Ağırdan almak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Çamura basıp çalıya asmak

Çamaşırı kirli bir suda yıkayıp rastgele bir yerde kurutmak.

Bir işi özensiz, üstünkörü yapmak.

Çamura basıp çalıya asmak

Dipsiz kile boş ambar

Para, mal tutamayanın durumunu ya da verimsiz, sonuçsuz bir işi anlatmak için kullanılır.

"Memurların işi tam anlamıyla dipsiz kile boş ambar, sıfıra sıfır...

Dipsiz kile boş ambar

Eşiğini aşındırmak

Bir işi yaptırmak, gördürmek için bir yere çok gidip gelmek.

"Şu köy yolu için hükümet eşiğini aşındırıp durduk."

Eşiğini aşındırmak

Hık mık etmek

Bir işi yapmamak için bahaneler ileri sürmeye çalışmak, bir soruyu cevaplandırırken net şeyler söylememek.

"Hık mık edip durma, bu işi eninde sonunda...

Hık mık etmek

Kendine yedirememek

Yapılan bir işi onur kırıcı görüp, kişiliğine dokunmuş sayarak tepki göstermek; kendisinin başkasına yapması söz konusu olan işi, kişiliği için uygun görmeyip...

Kendine yedirememek

Kendini alamamak

İstemeyerek bir işi yapmak durumunda kalmak, yapmamayı edememek, kendini tutamayıp yapmak.

"Ona bir tokat atmaktan kendimi alamadım işte!"

Kendini alamamak

Paçaları sıvamak

Bir işi yapmak için hazırlanmak.

"Bir an önce paçaları sıvayıp işe başlamak istiyordu."

Paçaları sıvamak

Ter dökmek

Bir işi yapmak için çok zahmet, zorluk çekmek.

Çok terlemek.

"Bu işi başarmak için az ter dökmedi."

Ter dökmek

Yükün altından kalkmak

Üzerine aldığı ağır bir işi başarmak.

Gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak bir şeyler yapmak.

"Onu bu yükün altından kalkamaz sananlar nasıl da yanıldılar."

Yükün altından kalkmak