Ağız kalabalığı etmek
Konu dışı, gereksiz sözler söylemek.
Sağduyuya uymayan, düşünmeksiğzin, saçma sapan sözler söylemek.
Konu dışı, gereksiz sözler söylemek.
Ağır ve kırıcı sözler söylemek.
Söylemek istemediği bir şeyi, boş bulunup söyleyivermek.
"Dikkatli ol, lafı ağzından kaçırıp da gideceğimiz yeri söyleme."
Söylemek istemediği şeyi farkında...
Çok kızıp fena, ağır sözler söylemek.
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
Yaptığı kötü işten dolayı ona çok ağır sözler söylemek.
Çok öfkeli olmak, ağır sözler söylemek.
"Öğretmen kapıyı kıran öğrencilere ateş püskürdü."
Ateşli silahlarla aralıksız, bol mermi atmak.
Etrafındakilere çok öfkeli, ağır sözler söylemek.
Yüksekten atıp tutmak, kuru gürültü yapmak, boş tehditlerde bulunmak, korkutucu, iri sözler söylemek.
Farkında olmayarak karşısındakine dokunacak söz söylemek.
Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.
"Baltayı taşa vurunca öyle utandı ki...
Gazel söylemek.
Kandırmak ve oyalamak için boş sözler söylemek.
"Boşuna gazel okuma, kandıramazsın beni!"
Ağır sözler söylemek, ağzına ne gelirse söylemek.
"Yüzüne karşı verip veriştirdi ama o tek kelime bile söylemedi."