Deyimler
İletişim

"Gazel okumak" deyiminin anlamı nedir?

Gazel söylemek.

Kandırmak ve oyalamak için boş sözler söylemek.

"Boşuna gazel okuma, kandıramazsın beni!"

Gazel okumak deyimine benzer deyimler

Ağzından kaçırmak

Söylemek istemediği bir şeyi, boş bulunup söyleyivermek.

"Dikkatli ol, lafı ağzından kaçırıp da gideceğimiz yeri söyleme."

Söylemek istemediği şeyi farkında...

Ağzından kaçırmak

Ağzını açıp gözünü yummak

Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.

Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.

"Eve geç...

Ağzını açıp gözünü yummak

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Avurt zavurt etmek

Yüksekten atıp tutmak, kuru gürültü yapmak, boş tehditlerde bulunmak, korkutucu, iri sözler söylemek.

Avurt zavurt etmek

Baltayı taşa vurmak

Farkında olmayarak karşısındakine dokunacak söz söylemek.

Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.

"Baltayı taşa vurunca öyle utandı ki...

Baltayı taşa vurmak

Buz üstüne yazı yazmak

Birine etkisi olmayan sözler söylemek.

Etkisi ve süresi çok kısa olan bir iş yapmak.

"Evet çocuklar, beni buz üstüne yazı yazan bir adam konumuna getirmeyin!"

Buz üstüne yazı yazmak

Dil dökmek

Kandırmak, inandırmak ya da yararlanmak için tatlı sözler söylemek.

"Peşine düşen çocuğu ne kadar dil döktüyse de evde kalmaya razı edemedi."

Dil dökmek

Lafını (sözünü) bilmek

Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.

"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."

Lafını (sözünü) bilmek

Masal okumak

İnandırıcı olmayan, oyalayıcı ve avutucu sözler söylemek.

"Bana masal okuma, olayın gerçek yüzünü anlat."

Masal okumak

Palavra atmak

Abartarak söylemek, yalan söylemek, olmayacak şeylerden söz etmek. Paldır küldür

Büyük bir gürültü ile.

Ansızın ve kurallara uymaksızın.

"Paldır küldür...

Palavra atmak

Verip veriştirmek

Ağır sözler söylemek, ağzına ne gelirse söylemek.

"Yüzüne karşı verip veriştirdi ama o tek kelime bile söylemedi."

Verip veriştirmek