Ağzına geleni söylemek
Ağır ve kırıcı sözler söylemek.
Gazel söylemek.
Kandırmak ve oyalamak için boş sözler söylemek.
"Boşuna gazel okuma, kandıramazsın beni!"
Ağır ve kırıcı sözler söylemek.
Söylemek istemediği bir şeyi, boş bulunup söyleyivermek.
"Dikkatli ol, lafı ağzından kaçırıp da gideceğimiz yeri söyleme."
Söylemek istemediği şeyi farkında...
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Yüksekten atıp tutmak, kuru gürültü yapmak, boş tehditlerde bulunmak, korkutucu, iri sözler söylemek.
Farkında olmayarak karşısındakine dokunacak söz söylemek.
Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.
"Baltayı taşa vurunca öyle utandı ki...
Birine etkisi olmayan sözler söylemek.
Etkisi ve süresi çok kısa olan bir iş yapmak.
"Evet çocuklar, beni buz üstüne yazı yazan bir adam konumuna getirmeyin!"
Kandırmak, inandırmak ya da yararlanmak için tatlı sözler söylemek.
"Peşine düşen çocuğu ne kadar dil döktüyse de evde kalmaya razı edemedi."
Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.
"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."
İnandırıcı olmayan, oyalayıcı ve avutucu sözler söylemek.
"Bana masal okuma, olayın gerçek yüzünü anlat."
Abartarak söylemek, yalan söylemek, olmayacak şeylerden söz etmek. Paldır küldür
Büyük bir gürültü ile.
Ansızın ve kurallara uymaksızın.
"Paldır küldür...
Ağır sözler söylemek, ağzına ne gelirse söylemek.
"Yüzüne karşı verip veriştirdi ama o tek kelime bile söylemedi."