Deyimler
İletişim

"Verip veriştirmek" deyiminin anlamı nedir?

Ağır sözler söylemek, ağzına ne gelirse söylemek.

"Yüzüne karşı verip veriştirdi ama o tek kelime bile söylemedi."

Verip veriştirmek deyimine benzer deyimler

Ağzından kaçırmak

Söylemek istemediği bir şeyi, boş bulunup söyleyivermek.

"Dikkatli ol, lafı ağzından kaçırıp da gideceğimiz yeri söyleme."

Söylemek istemediği şeyi farkında...

Ağzından kaçırmak

Ağzını açıp gözünü yummak

Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.

Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.

"Eve geç...

Ağzını açıp gözünü yummak

Ateş püskürmek (Ateş saçmak)

Çok öfkeli olmak, ağır sözler söylemek.

"Öğretmen kapıyı kıran öğrencilere ateş püskürdü."

Ateş püskürmek (Ateş saçmak)

Ateş yağdırmak

Ateşli silahlarla aralıksız, bol mermi atmak.

Etrafındakilere çok öfkeli, ağır sözler söylemek.

Ateş yağdırmak

Ayıptır söylemesi

Böyle şeyleri ortaya koymak size karşı saygısızlık olacak ama, söylemek zorunluluğu duyuyorum, özür dilerim.

Bir şeyi kendinden geçercesine beğenmek, sevmek.

Ayıptır söylemesi

Baltayı taşa vurmak

Farkında olmayarak karşısındakine dokunacak söz söylemek.

Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.

"Baltayı taşa vurunca öyle utandı ki...

Baltayı taşa vurmak

Gazel okumak

Gazel söylemek.

Kandırmak ve oyalamak için boş sözler söylemek.

"Boşuna gazel okuma, kandıramazsın beni!"

Gazel okumak

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli

Sayıp dökmek

Ne var ne yok hepsini söylemek, arka arkaya sıralamak.

"Ne sözler sayıp döktü ama kimse anlamadı."

Sayıp dökmek