Ağzına geleni söylemek
Ağır ve kırıcı sözler söylemek.
Çok kızıp fena, ağır sözler söylemek.
Ağır ve kırıcı sözler söylemek.
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Yaptığı kötü işten dolayı ona çok ağır sözler söylemek.
Çok öfkeli olmak, ağır sözler söylemek.
"Öğretmen kapıyı kıran öğrencilere ateş püskürdü."
Ateşli silahlarla aralıksız, bol mermi atmak.
Etrafındakilere çok öfkeli, ağır sözler söylemek.
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Birine etkisi olmayan sözler söylemek.
Etkisi ve süresi çok kısa olan bir iş yapmak.
"Evet çocuklar, beni buz üstüne yazı yazan bir adam konumuna getirmeyin!"
Çok büyük güçlüklerin altından kalkmak, ağır işleri başarmak.
"O, dağları devirir bir adamdır."
Güç yetmez gibi görünen büyük, ağır işler başarmak.
Ağır sözler söylemek, ağzına ne gelirse söylemek.
"Yüzüne karşı verip veriştirdi ama o tek kelime bile söylemedi."
Yenmeyecek nitelikte (yiyecekler için).
Aşırı, çok pahalı.
Çok ağır, kabul edilmez (söz).
Kendisiyle başa çıkılamayacak durumda olan.
"Doğrusu yenilir yutulur...