Aceleye getirmek
Zaman yetersizliğinden yararlanarak birini aldatmak.
İpe sapa gelmez şeylerle zaman harcamak.
Zaman yetersizliğinden yararlanarak birini aldatmak.
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Seyrek olarak, zaman zaman, arada bir, ara sıra.
Kimi zaman umut keserek, kimi zaman umut besleyerek, güç koşullar içinde.
Kimi zaman sevgi ve hayranlık, kimi zaman da kızgınlık ve öfke gibi duyguları anlatmak için kullanılır.
"Canına yandığımın adamı, bizi saatlerce bekletti bu...
İşi kimi zaman iyi, kimi zaman kötü olarak güçlükle, uğraşa uğraşa (yapmak).
Biriyle yakın ilişki kurarak.
"Sokak serserileriyle düşe kalka iyice bozuldu,...
İş görecek kimsenin uysal davranacağı, aksilik çıkarmayacağı zaman.
Bir işin olumlu yola girmesi için en uygun zaman.
"İzin alabilmek için müdür beyin eşref...
Aradan epeyce bir zaman geçtikten sonra.
"Gel zaman git zaman bu ikisi beraberce yaptılar bu evi."
Aradan (şu kadar) zaman geçmek.
"Üstünden şu kadar zaman geçmesine rağmen hâlâ borcunu ödemedi."
Bulunduğu bir yerden ayrılmak.
Hareketli, heyecanlı, gürültülü, karışık bir zaman yaşamak.
"O büyük kahramanın dönüş haberi gelir gelmez şehir yerinden...
Kimi şeylerle uğraşarak belli bir zamanın geçmesini sağlamak, boş şeylerle vakit geçirmek.
"Burda beklemekle zaman öldürüyoruz beyler."
Belli olmayan zamanlarda, ara sıra.
"Zaman zaman o da aramıza katılırdı."