Deyimler
İletişim

"Eşref saat" deyiminin anlamı nedir?

İş görecek kimsenin uysal davranacağı, aksilik çıkarmayacağı zaman.

Bir işin olumlu yola girmesi için en uygun zaman.

"İzin alabilmek için müdür beyin eşref saatini kollamaya başladı."

Eşref saat deyimine benzer deyimler

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Başa güreşmek

Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.

En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.

"Takımımız öteden beri başa...

Başa güreşmek

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Bunda bir iş var

"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.

"Polis, bunda bir iş var diyerek...

Bunda bir iş var

Can damarı

Bir şeyin en önemli noktası, en mühim unsuru; bir şeyin yaşaması için en önemli araç.

"Babam evin can damarıdır."

Can damarı

Çekişe çekişe pazarlık (etmek)

Bir malı ucuza almak, ya da pahalıya satmak için titizce uzun süre yapılan pazarlık.

"Babam çok istediği atı alabilmek için, atın sahibiyle çekişe çekişe...

Çekişe çekişe pazarlık (etmek)

Gel zaman git zaman

Aradan epeyce bir zaman geçtikten sonra.

"Gel zaman git zaman bu ikisi beraberce yaptılar bu evi."

Gel zaman git zaman

Göz kamaştırmak

Hayran bırakmak.

Güçlü, parlak bir ışığın kısa bir zaman için görüşü bulandırması, bakılan yeri görmez etmesi.

"Kapıdan çıkar çıkmaz göz kamaştıran bir ışığın...

Göz kamaştırmak

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Ömür çürütmek

Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak.

"Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."

Ömür çürütmek

Suyun başı

Suyun çıktığı yer, kaynak.

En çok yarar sağlanacak yer.

Bir iş için en önemli, iş en son kendisinde bitecek kişi, mevkii.

"Yorgun bedenlerini suyun başındaki...

Suyun başı

Yumurta kapıya gelmek

Yapılması gereken bir iş için zaman daralmış olmak, iş çok sıkışık zamana rastlamak.

"Sen hep işleri yumurta kapıya gelence mi yaparsın?"

Yumurta kapıya gelmek