Aba altından değnek göstermek
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
"Ateşine yanmak."
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
İlgililerin bu iş üzerinden konuşmaları, uğraşmaları doğaldır. Sen neci oluyorsun?
Bir yere teklifsizce yerleşmek.
Çılgınca sevmek, gönül vermek, tutulmak.
Giyimine, gösterişine gönlünü kaptırdı.
Yanmak, tutuşmak.
Ateşli silâhla mermi atmak.
Bir şeyi ateşin üzerinde tutarak ısıtmak.
"Zalim askerler zavallı köylüleri yaylım ateşine tuttular."
Birinin yüzünden büyük haksızlığa uğramak, zarar görmek.
"Eğer bu malı satamazsam senin ateşine yanmış olacağım."
Birini ağır, dayanılmaz bir zarara uğratmak.
Kendi kendini ağır, dayanılmaz bir zarara sokmak.
"Ateşine yanmak."
Bir şey bütünüyle yanmak.
Varını yoğunu yitirmek, elinde bulunanlar yok olmak.
Büyük bir felâkete uğrayıp çok üzülmek.
Yüreği yanmak, belli bir sebep sonucu büyük bir acı duymak, çok üzülmek.
"Kim ki başkasının uğradığı felâket onun yüreğine od düşürür, işte adam odur."