Ağırdan almak
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Kovmak, işten atmak.
"Patron üç işçinin pasaportunu eline verdi."
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.
Küçümsenecek, ayıplanacak bir duruma düşmeden; tertemiz, şerefiyle, başarılı olarak.
"Allah`ın izniyle bu işten alnımın akıyla çıkacağım."
Yaptığı kötü işten dolayı ona çok ağır sözler söylemek.
Başladığım iş, ters sonuç verdi.
Birçok kişi birden, karşılarındakilere ateşli silahlarla mermi atmak.
Yapılan iyiliği yüzüne vurarak birisini üzmek, incitmek.
"Üç kuruş verdi, üç gün geçmeden başına kaktı."
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.
Kovmak, dışarı atmak.
"Ben de bu evin insanıyım, beni kapı dışarı edemezsiniz!"
Bir ilişkiden veya önce girişip sonra pişman olduğu bir işten yakasını sıyırmak.
"Çok şükür şu belâlı işten paçayı kurtardık."
Kovmak, işten atmak, işine son vermek.
Umulmazken bir işten ya da kimseden kurtulmak, kaçmak.
"Bu pis işten yakayı nasıl kurtardık hâlâ anlayabilmiş değilim."