Deyimler
İletişim

"Gözüne bakmak" deyiminin anlamı nedir?

Verilen emri yapmak üzere işaret beklemek, işareti verecek kimseyi gözlemek.

Gerektiğinden fazla dikkat göstermek, koruyup gözetmek.

"Üç kuruş para verecek diye adamın gözünün içine bakıyor, ne derse yapıyoruz, daha ne istiyor bizden."

Gözüne bakmak deyimine benzer deyimler

Ağzından girip burnundan çıkmak

Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.

"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."

Ne yapıp yaparak bir...

Ağzından girip burnundan çıkmak

Allah ne verdiyse

Evde ne yemek varsa

Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.

Allah ne verdiyse

Ayağını sürümek

Verilen bir görevi ağırdan yapmak.

Bir yerden ayrılmak üzere bulunmak.

Ölmek üzere olmak.

Halk inanışına göre birinin gelmesi, ardından başkalarının da...

Ayağını sürümek

El elde baş başta

Masrafla para birbirine denk geldi.

Yapılan işin sonunda ne kâr ne de zarar edildi.

"Alışverişten el elde baş başta döndü."

El elde baş başta

Kolaçan etmek

Çevresini ya da kendisinden istenilen yeri dolaşıp ne var ne yok diye bakmak, olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak.

"Bir kişi etrafı şöyle bir kolaçan etsin...

Kolaçan etmek

Ne çıkar

Ne zararı var.

Bir sonuç vermez.

Ne fayda, ne zarar umulur.

"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"

Ne çıkar

Ne güne duruyor?

"Şimdi yapmazsa, ne zaman yapacak" anlamında kullanılır.

"Gitsin istesin kızı, daha ne güne duruyor?"

Ne güne duruyor?

Ne olur ne olmaz

Her ihtimale karşı, ne olacağı belli değil.

"Şemsiyeni al, ne olur ne olmaz, yağmura yakalanabilirsin."

Ne olur ne olmaz

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli

Sayıp dökmek

Ne var ne yok hepsini söylemek, arka arkaya sıralamak.

"Ne sözler sayıp döktü ama kimse anlamadı."

Sayıp dökmek

Şöyle böyle

Ne iyi ne kötü, orta derecede.

Hemen hemen, aşağı yukarı, yaklaşık olarak.

"Şöyle böyle üç yıl oldu onunla görüşemedik."

Şöyle böyle

Taş çatlasa

"Ne yapılsa, ne denli zorlansa, gerçekleşmesi imkânsız" anlamında kullanılır.

"Taş çatlasa bu elbise otuz binden fazla etmez."

Taş çatlasa