Açlıktan gözleri kararmak
Pek çok acıkmış olmak.
Değeri kendisinden pek aşağı olmak.
Pek çok acıkmış olmak.
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Anlayabileceği şey, dikkatinden kaçmış olmak, dalgınlıktan anlayamamış olmak.
Aralarında her bakımdan çok büyük ayrımlar olmak, benzer yönleri pek az olmak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Bir kimseden pek az da olsa aşağı kalmama, onunla aynı düzeyde bulunma çabası içinde olmak.
Yaşamak için çok şeye gerekseme duymamak, pek az şeyle yetinir olmak, kanaatkar olmak.
Pek çok borcu olmak, borçtan nefes alamaz olmak.
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Pek çok konuda bilgi sahibi olmak, içinde bulunduğu ortamın şartlarına göre her çeşit iş yapabilir olmak.
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."