Deyimler
İletişim

"Ayağını çıkarmak" deyiminin anlamı nedir?

Ayakkabısını çıkarmak.

Ayağını çıkarmak deyimine benzer deyimler

Afaroz etmek

Yakını olmaktan çıkarmak, ilgiyi kesip uzaklaştırmak.

Afaroz etmek

Afyonu patlamak

Kendi keyfine dalmış olan birini, sinirlendirici davranışlarla çileden çıkarmak

Afyonu patlamak

Aklını çalmak (çelmek)

Kararından, niyetinden vazgeçirip başka bir yola sokmak.

Baştan çıkarmak, ayartmak.

"Aklını çelip onu evlenmeye razı et."

Aklını çalmak (çelmek)

Ayak dolaştırmak

Yürümekte olan bir işe engel çıkarmak, bir kimseyi kötü duruma düşürecek davranışta bulunmak.

Ayak dolaştırmak

Can damarına basmak

Bir işin en önemli noktası üzerinde durmak, ya da bir şeyin en duyarlı noktasını açığa çıkarmak.

"Adamın en sonunda can damarına bastılar, zararı da kendileri...

Can damarına basmak

Çıngar çıkarmak

Gürültü patırtı, karışıklık ve kavga çıkarmak.

"Çıngar çıkarmadan oturtun şu kadını."

Çıngar çıkarmak

Ekmeğinden etmek

İşinden çıkarmak veya atmak.

"Adamı durup dururken ekmeğinden ettiler."

Ekmeğinden etmek

Habbeyi kubbe yapmak

Önemsiz, küçük bir şeyi büyütüp mesele çıkarmak.

"Söyle ona, habbeyi kubbe yapıp durmasın, ne olmuş çocuk biraz geç kalmış da!"

Habbeyi kubbe yapmak

Hora tepmek

Ayaklarını yere vurarak oynamak.

Gürültü çıkarmak.

"Yandaki sınıfta hora tepiyor, ortalığı birbirine katıyorduk ki…"

Hora tepmek

İpe un sermek

İstenilen işi yapmamak için birtakım bahaneler, sebepler ileri sürmek, güçlük çıkarmak, engeller göstermek.

İpe un sermek

İşi yokuşa sürmek

Yapılabilir, görülebilir işi yapmamak için güçlük çıkarmak, bahaneler ileri sürmek.

İşi yokuşa sürmek