Afyonu patlamak
Kendi keyfine dalmış olan birini, sinirlendirici davranışlarla çileden çıkarmak
Yakını olmaktan çıkarmak, ilgiyi kesip uzaklaştırmak.
Kendi keyfine dalmış olan birini, sinirlendirici davranışlarla çileden çıkarmak
Gereksiz yere kendine iş çıkarmak.
Kararından, niyetinden vazgeçirip başka bir yola sokmak.
Baştan çıkarmak, ayartmak.
"Aklını çelip onu evlenmeye razı et."
Birine eskiden duyduğu ilgiyi göstermemek, yabancı gibi davranmak.
"İşlerim bozulunca bana sırt çevirdi."
Birbiriyle anlaşamayanları uzaklaştırmak, onları anlaşmalarını sağlamak.
Bir konuda iki yanı görüştürmek, uzaklaştırmak, bir işin çözümüne yardımcı olmak.
Anlaşamayan iki tarafı uzaklaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek.
Daha önce gittiği yere artık uğramaz olmak, ilişkiyi ve ilgiyi kesmek.
"Artık onlardan elimi ayağımı çektim."
Ayakkabısını çıkarmak.
Bir yolunu bularak birini bulunduğu işten, mevkiden uzaklaştırmak.
"Adamcağızın hiç suçu yokken ayağını kaydırdılar, şimdi aç susuz dolaşıyor."
Yürümekte olan bir işe engel çıkarmak, bir kimseyi kötü duruma düşürecek davranışta bulunmak.
Birini işten çıkarmak, yol vermek, yanından uzaklaştırmak.
"Demek bize de sepet havası çalacakmış, görürüz bakalım!"