Ağır başlı
Tutum ve davranışları ölçülü, topluluk içinde davranmasını bilen, kendini yeniliklere kaptırmayan, olgun.
Olanağın varsa kendini kurtar.
Tutum ve davranışları ölçülü, topluluk içinde davranmasını bilen, kendini yeniliklere kaptırmayan, olgun.
Güzel, doğru konuşmasıyla kendini dinletmek. Herkes ne söyleyeceğini inanla beklemek.
Mantıksız, ölçüsüz davranışlarda bulunmaktan kendini kurtararak akıllıca bir yola girmek.
"Aklını başına al, yoksa bu içki seni götürecek."
Kimileyin kendini iyi, doğru adam gibi gösteren hileci, dalavereci.
Gurur ve kibre kapılmayıp kendini olduğundan daha aşağı düzeyde sayma, başkalarından yüksek görmeme durumu.
"İnsanı insan yapan vasıflardan biri de alçak...
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Kendini küçük düşürerek yalvarıp yakarmak.
"İnsan ne birisinin ayağına kapanmalı, ne de birisini ayağına kapandırmalı."
Başak vermek.
Kendini bir yere bağlamak.
Can sıkıcı, üzücü, istemediği bir duruma düşmek.
"Şu kendini bilmez adamla başım derde girsin istemiyorum."
Kendini ağır satmak, bir isteği yerine getirmekte yapmacıklı davranışlarla isteksiz gibi davranmak.
"Kendini naza çekmeye bayılır bizim kız."
Herkesin hıncını aldığı, dövdüğü, çattığı, söylendiği kimse.
"Yeter artık, şamar oğlanı olmaktan kurtar kendini!"
Beğenilir bir iş yapmak; kendini kanıtlayacak, göze görünür bir görevini yerine getirmek; kendini göstermek.
"Oynadığı ilk oyunda bir varlık gösteremedi."