Açıl susam açıl
Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...
Kendini ağır satmak, bir isteği yerine getirmekte yapmacıklı davranışlarla isteksiz gibi davranmak.
"Kendini naza çekmeye bayılır bizim kız."
Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...
Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.
"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...
Bir şey bilmiyormuş gibi davranarak bir kimseden bir konu üzerinde ayrıntılı bilgi almaya çalışmak.
Ata hüner göstermek.
Bildiği ve istediği gibi davranmak.
Belli bir alanda üstünlük kurmak.
"Meydan adamlara kaldı, istedikleri gibi at oynatıyorlar."
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Birini ağır, dayanılmaz bir zarara uğratmak.
Kendi kendini ağır, dayanılmaz bir zarara sokmak.
"Ateşine yanmak."
Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.
Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.
"Vakit geçirmeden...
Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.
"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...
Beğenilir bir iş yapmak; kendini kanıtlayacak, göze görünür bir görevini yerine getirmek; kendini göstermek.
"Oynadığı ilk oyunda bir varlık gösteremedi."