Aba altından değnek göstermek
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Arada dağlar kadar…
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Seyrek olarak.
"Arada bir"
Seyrek olarak, zaman zaman, arada bir, ara sıra.
Biriyle yalnız kalmak, iki kişi bir arada yalnız kalmak.
"Misafirler gittikten sonra baş başa kaldılar."
Elindeki işleri yapılması gereken zamanda yetiştiremeyecek ve arada en küçük başka bir iş yapamayacak kadar şıkışık durumda bulunmak.
Arada bir, ara sıra.
Birbirini çok seven iki kişi, bir arada yalnız olarak.
Konuşma yeteneği yokken konuşmak, dillenmek.
Dile düşmek.
"Dile geldi dağlar, avuttu onu!"
Bir arada yaşayan, çalışan kimseler arasında iyi geçim, güven, sevgi ve anlaşma hâli.
"Bir aileye önce dirlik ve düzenlik gereklidir."
Bir arada, toplu bulunan şeyleri ya da kimseleri dağıtmak, parçalamak; bu yolla sağa sola, her birini bir yana atmak.
"Sizin takımı hallaç pamuğu gibi atacağız...
Aralarında bulunduğu kimselerle kaynaşmak, bir arada bulunup uğraşmak; kimi işlerle ilgilenip durmak.
"İnsanlarla haşir neşir olmayı sevdiğim söylenemez."
"Onunla hiç görüşmek, bir arada bulunmak istemiyorum" anlamında kullanılır.