Deyimler
İletişim

"Anasından doğduğuna pişman" deyiminin anlamı nedir?

Üşengeç, çok tembel.

Canından bezmiş.

"O işi yaptı ama anasından doğduğuna bin pişman."

Anasından doğduğuna pişman deyimine benzer deyimler

Adamlık sende kalsın

Bu işi asıl olsa sana yaptıracaklar. Bari kendiliğinden yap da onurunu koru.

O san fenalık yaptı ama sen ona iyilik yap.

Adamlık sende kalsın

Akla karayı seçmek

Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.

"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."

Akla karayı seçmek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Anasından doğduğuna pişman etmek

Çok eziyet ederek canından bezdirmek, bir kimseyi çok üzmek.

"Karşıma bir çıksın, onu anasından doğduğuna pişman edeceğim."

Anasından doğduğuna pişman etmek

Anasının gözü

Hileci, kurnaz, çok açık göz, çıkarcı, hin oğlu hin.

"Adam anasının gözü, iki dakikada bitiriverdi işi."

Çok kurnaz, dalavereci, çıkarcı, hileci, düzenci.

Anasının gözü

Anasının nikâhını istemek

Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.

"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...

Anasının nikâhını istemek

Arkasına düşmek

Birini gözden ayırmayarak arkasından gitmek.

Bir işi sona erdirmek için çok sıkı çalışmak.

"Arkasına düşmezsen nasıl elde edeceksin o evi?"

Arkasına düşmek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Burnundan solumak

İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.

"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...

Burnundan solumak

İşi tıkırında olmak

İşi çok uygun ve iyi olmak.

"O konuşmayacak da ben mi konuşacağım, işi tıkırında adamın."

İşi tıkırında olmak

Ter dökmek

Bir işi yapmak için çok zahmet, zorluk çekmek.

Çok terlemek.

"Bu işi başarmak için az ter dökmedi."

Ter dökmek