Adı sanı belirsiz
Ne olduğunu, nerede olduğunu bilen yok.
Kırılması zor, kabuğu sert ceviz cinsi.
Yola getirilmesi, yenilmesi zor rakip; başarılması güç iş.
"Şimdi anlıyordu rakibinin ne deneli çetin ceviz olduğunu."
Ne olduğunu, nerede olduğunu bilen yok.
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
İçinde çıkılması ya da altında kalkılması, yapılması, başarılması güç iş, güç sorun.
Akıllı, dengeli ve ölçülü bir kişinin yapacağı iş olmamak.
"Akıl kârımı şimdi senin yaptığın bu iş?"
Pek önemsiz olan varlığını, uğraşı alanını, ne denli önemli gösteriyor, ne denli güç başarılır bir iş sayıyorsun.
Bir işin çok güç olduğunu, yapılamayacak kadar zor olduğunu anlatır.
Küçümseyerek meydan okumak, tehdit etmek.
"Beni polise bildirenin alnını karışlarım."
Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.
"Aman dilemek."
Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.
"Nihayet düşman amana geldi."
Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.
Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden...
Çok nazlı olmak, evde hiçbir iş yapmamak, zor işlerden kaçınmak.
"Ne kadınmış o da, elini sıcak sudan soğuk suya soktuğunu görmedim daha!"
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Güç bir durumda çözümün zor olduğunu anlatmak için kullanılır.