Deyimler
İletişim

"Eti senin kemiği benim" deyiminin anlamı nedir?

Çocuk velilerinin öğretmene ya da ustaya çocuğun eğitiminde kendine tam yetki verdiğini anlatmak için söylenir.

Eti senin kemiği benim deyimine benzer deyimler

Adet yerini bulsun diye

Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.

Adet yerini bulsun diye

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Aş deliye kalmak

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...

Aş deliye kalmak

Bostan korkuluğu

Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.

Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden...

Bostan korkuluğu

Bozum olmak

Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.

"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...

Bozum olmak

Çekişe çekişe pazarlık (etmek)

Bir malı ucuza almak, ya da pahalıya satmak için titizce uzun süre yapılan pazarlık.

"Babam çok istediği atı alabilmek için, atın sahibiyle çekişe çekişe...

Çekişe çekişe pazarlık (etmek)

Dipsiz kile boş ambar

Para, mal tutamayanın durumunu ya da verimsiz, sonuçsuz bir işi anlatmak için kullanılır.

"Memurların işi tam anlamıyla dipsiz kile boş ambar, sıfıra sıfır...

Dipsiz kile boş ambar

Kurban olayım

Aşırı sevgi ve hayranlık anlatmak için kullanılır.

Yalvarmak için söylenir.

"Kurban olayım yavruma dokunmayın!"

Kurban olayım

Maşallahı var

Bir şey ya da kimsenin iyi durumda olduğunu anlatmak için kullanılır.

"Adamın maşallahı var, hiçbir yoksulu geri çevirmedi."

Maşallahı var

Ömür çürütmek

Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak.

"Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."

Ömür çürütmek

Üstüne (üzerine) düşmek

Bir şeyi elde etmek için çok uğraşmak.

(Çocuğu) sevme ya da korumada çok ileri gitmek.

"Şu çocuğun üstüne bu kadar düşmeyelim, şımardıkça şımarıyor, neredeyse...

Üstüne (üzerine) düşmek