Adı batmak
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
İşin alayında olmak.
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Anlayabileceği şey, dikkatinden kaçmış olmak, dalgınlıktan anlayamamış olmak.
Heder olmak, işe yaramaz duruma gelmek.
Karışıklıkta elden çıkmak ya da telef olmak.
Bir konuda iki yanı görüştürmek, uzaklaştırmak, bir işin çözümüne yardımcı olmak.
Aralarında her bakımdan çok büyük ayrımlar olmak, benzer yönleri pek az olmak.
Bir işin ayrıntısına harcanan para aslı için ödenen parayı aşmak.
Bir işin ayrıntısına ödenen paranın aslına ödenen paradan fazla olması, gerçek değerinden...
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.
Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.
Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.
Kötü...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Bir işin tamamen bozulması, durup ilerleyemez olması.
Hastalık sebebiyle organlarının bir kısmı çalışamaz duruma gelmek, kötürüm olmak.
"Yaptığımız işin felce...
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."