Abanoz gibi
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Çok fazla duyma sorunu var.
Uykusu çok ağır.
Kendini verdiği işin dışındaki hiçbir şeyle ilgilenmez.
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.
"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Çok susamak.
Büyük bir acı sebebiyle çok fazla üzülmek.
"Sanki yalnız onun içi yanıyordu."
Birini çok fazla dövüp hırpalamak.
Çok üzülmek, üzüntüsünden dövünmek.
"Sinirinden saçını başını yolmaya başladı."
Haddinden fazla yemek, çok yemek, mideyi rahatsız edecek kadar çok yemek.
"Doymaz çocuk, tıka basa doldurdu karnını."
Çok şişman, çok yağlı.
"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."
Yenmeyecek nitelikte (yiyecekler için).
Aşırı, çok pahalı.
Çok ağır, kabul edilmez (söz).
Kendisiyle başa çıkılamayacak durumda olan.
"Doğrusu yenilir yutulur...