Ad almak
İyi olarak tanınmak, ün almak, ün kazanmak.
İyi, sağlıklı düşünebilme gücü.
"Sana Allah`tan zihin açıklığı dilerim."
İyi olarak tanınmak, ün almak, ün kazanmak.
Kötü iken, iyi, beğenilir bir duruma gelmek.
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
Bir topluluk içinde dirlik düzenlik, iyi geçinme.
Bir topluluk içindeki dirlik düzenlik, iyi geçinme durumu.
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Kimsenin yardımı olmayacağı anlaşıldığından içinde bulunduğu güç durumdan kurtulma yolunu kendisi aramak.
Kimsenin yardımı olmadan kendi işini kendi yapmak,...
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
Önceleri iyi olan durumu sonradan bozulmuş olmak; çalışma gücü, verimi tükenmiş olmak.
"Adamın bir ayda çaptan düşeceğini sandılar."
Bunu sana gönül hoşluğu ile veriyorum, hiç pişman değilim, Allah bunu sana bağışladığıma şahit olsun.
"Aferin, takdire değer iş yapıyorsun" anlamında...
Birisi hakkında iyi düşünmemek, kötü niyet beslemek.
"Komşuları ona hiçbir zaman iyi gözle bakmadılar."
Horlamak, haksızlık etmek, iyi davranmamak, küçümsemek.
"Dokunma bana, beni hep üvey evlât gibi tuttun, ne zaman yaklaştıysam sana köşe bucak kaçtın benden."
Aldanmak.
Kaypaklık edip dürüst davranmamak.
"Sana tanınan bu fırsatı iyi değerlendir, sakın yan basayım deme."